Kemik Erimesi Nedir? Belirtileri ve Tedavisi Nelerdir?

Kemik Erimesi Nedir? Belirtileri ve Tedavisi Nelerdir?

Kemik erimesi (Osteoporoz) nedir?
Kemik erimesi, “kemiklerin gözenekli hale gelmesi” şeklinde de ifade edilebilir. Kemiklerimizin en güçlü olduğu dönem 30 yaş civarındadır, daha sonra yoğunluklarını kaybetmeye başlarlar. 50 yaş ve üzerindeki kadınların yarısı yaşam süreleri içerisinde kemik erimesi ile ilişkili bir kırık yaşayacaktır.

Kemik erimesinin Belirtileri
Kemiklerinizin eridiğini fark etmeyebilirsiniz, bir kırıkla karşılaştığınızda ya da vücudunuzun duruşunda belirgin bir değişiklik olduğunda ortaya çıkabilir. Omurlardaki değişimlerin neden olduğu sırt ağrısı kemik erimesinin ilk işareti olabilir.

Kemik erimesi ve kırıklar
Kemik erimesi her yıl 1,5 milyon kırığa neden olmaktadır. Omur basısına bağlı kırıklar en sık rastlanan tipidir. Omurlarda oluşan çok küçük kırıklar sonucunda omurda çökme olabilir, bu nedenle omurganın biçimi değişebilir. Kalça kırıkları uzun süren hareket sorunlarına neden olup, ölüm riskini artırabilir. Kemik erimesi olanlarda el bileği kemikleri, leğen kemiği ve diğer kemiklerde de kırıklara sık rastlanır.

Kemik erimesi neden olur?
Kemiklerimizi yaşamımız boyunca düzenli olarak birçok kez yeniden üretiriz. Kemiklerin ana maddesi kollajen adı verilen bir proteinden oluşur, sertliğini ise kalsiyum fosfat minerali sağlar. Yaşlandıkça, ürettiğimiz kemik yapısından fazlasını kaybederiz. Kadınların kemik yoğunluğundaki en büyük değişim menopozdan 5-7 yıl sonra ortaya çıkar.

Herkeste kemik erimesi görülebilir mi?
Kemik kaybı yaşlanmanın doğal bir parçasıdır, ancak erime olarak kabul edilecek düzeydeki yoğunluk kaybı herkeste olmaz. Yaşla birlikte kemik erimesi sıklığı artar. Kadınların kemikleri genellikle daha incedir. Kadınlarda kemik yoğunluğu menopozdan bir süre sonra hızla düşer. Kemik erimesi gözlenen Amerikalıların %80’i kadındır.

Kontrol edemeyeceğiniz risk faktörleri
İnce yapılı, küçük iskeleti olan kadınlarda kemik erimesi daha fazladır. Genetik ve etnik özelliklerin de rolü vardır. Beyaz ırka mensup ve Asyalı olanlarda daha sık rastlanır. Tip 1 diyabet, romatizmal eklem hastalığı, iltihabi barsak hastalığı ve hormonal rahatsızlıklar kemik kaybı ile bağlantılıdır.

Kontrol edebileceğiniz risk faktörleri
Sigara kullanma, hareketsiz bir yaşam tarzı, kalsiyum ve D vitamini yönünden zayıf gıdalarla beslenme kemik erimesi riskini artırır. Alkol tüketiminin fazla olması kemik kaybı ile bağlantılıdır, kırık riski artar. Yeme bozuklukları (kendini aç bırakma ya da doymayan iştah), kemik sağlığına darbe vurabilir. İltihap gidermek için kullanılan kortikosteroid grubu ilaçlar ve emilim bozucu obezite ameliyatları da kemik kaybı riskini artırır.

Erkeklerde kemik erimesi görülebilir mi?
Kemik erimesi kadınlarda daha yaygındır, ancak erkeklerde de risk vardır. 50 yaşın üstü erkeklerin %25’inde kemik erimesine bağlı bir kırık görülecektir. “Kadın hastalığı” olarak görülen kemik erimesi sorunu erkeklerde yeterince tanı almamış ve ilgili tetkikler yapılmamış olabilir.

Tetkikler: DEXA tekniği ile kemik yoğunluğunun taranması
Doktorunuz kemik mineral yoğunluğu ölçümünü şu durumlarda önerebilir:
• 50 yaşının üzerinde iseniz ve kemiklerinizden birinde kırık varsa
• Menopoz ya da menopoz sonrasındaki bir zaman diliminde iseniz ve risk faktörleriniz mevcutsa
• 65 yaşın üzerinde ve kadınsanız
• 50-69 yaş arasında, risk faktörleriniz mevcut ve erkekseniz
• 70 yaşın üzerinde ve erkekseniz
DEXA (Çift yönlü enerji -X ışını emiliminin ölçülmesi) tekniği ile düşük doz X ışını kullanılarak kalça ve omurgadaki kemik yoğunluğu ölçülür. Tetkikin yapılması 15 dakikadan kısa bir zaman almaktadır.

Tetkikler: T-Değeri’nin yorumlanması
Kemik mineral yoğunluğu, kemik yoğunluğunun en üst düzeyde olduğu 30 yaşındaki sağlıklı bir bireyin değerleri ile karşılaştırılır. Bu sonuçlar T-değerine dönüştürülür ve şu şekilde yorumlanır:
-1.0 ve daha yüksek ise kemik yoğunluğu normaldir
-1.0 ile -2.5 arasında ise kemik yoğunluğu azalmıştır (osteopeni) ancak kemik erimesi yoktur
-2.5 ya da daha düşük ise kemik erimesi (osteoporoz) vardır
Kemik yoğunluğu azaldıkça T-değeri düşer.

Tedavi: Kemiği güçlendiren ilaçlar
Eğer kemik erimeniz varsa, kullanmanız için bifosfonat grubu bir ilaç reçete edilebilir. Bifosfonatlar kemik kaybını ve kırık riskini azaltıp, kemik yoğunluğunun bir ölçüde artırılmasını sağlayabilir. Ağızdan alınan formları mide ve barsak sorunlarına yol açabilir; yemek borusunda ülser görülebilir, asite bağlı reflü ve bulantı olabilir. Enjekte edilen bifosfonatlar, yılda 1-4 kez uygulanır, grip benzeri belirtilere yol açabilir. Bifosfonatlar çene kemiği hasarına neden olabilir.

Tedavi: Hormon içeren ilaçlar
Eskiden menopoz ile ilgili belirtileri ortadan kaldırmak için kullanılan hormon tedavisi, kemik erimesi tedavisi için de bir seçenek oluşturmaktaydı ancak bu tedavi kanser, kan pıhtılaşması, kalp hastalığı ve inme gibi riskleri nedeniyle, diğer kemik erimesi ilaçlarına göre daha sınırlı kullanılmaktadır. Kemikte östrojene benzer şekilde güçlendirici bir etki yapan ve hormon olmayan bir ilaç olan raloksifen kanser riski yaratmaz ancak damar içinde pıhtılaşma ve sıcak basması gibi yan etkilere yol açabilir. Sentetik bir paratiroid hormonu olan teriparatid, günlük enjeksiyonlar ile uygulanır, yeni kemik oluşumunu sağlar. Bacakta kramplar ve sersemlik gibi yan etkiler görülebilir, yalnızca iki yıl kullanılabilir.

Tedavi: Biyolojik ilaç seçeneği
Denosumab laboratuvarda üretilen bir antikordur, kemiğin yıkımını yavaşlatır. Yılda iki kez yapılan enjeksiyon ile uygulanır. Menopoz sonrası dönemde bulunan, diğer kemik erimesi ilaçlarını kullanamayan ya da bu ilaçlardan fayda görmeyen kadınlarda kullanılır. Sırt, kas ve kemik ağrıları, mikrobik hastalık riskinin artışı ve kalsiyum düzeylerinde düşme gibi yan etkiler gözlenebilir.

Kemik yapısını güçlendiren besinler
Kalsiyumdan zengin gıdalarla beslenmek, yaşınız kaç olursa olsun, kemikleri korumada yardımcı olur. Günde yaklaşık 3,5 bardak (su bardağı) süte ihtiyacınız vardır. Somon ve ton balıkları kalsiyumun emilmesini kolaylaştıran D vitamini içerir. Yeşil sebzeler kemik kalitesinin korunmasına yardımcı olan magnezyum içerir. Bazı gıdalar ve içecekler kalsiyum ve D vitamini ilavesi ile desteklenmiştir.

kemik-erimesi-nedir-belirtileri-tedavisi-2

Kemiğe zarar verebilecek besinler
Bazı besinler vücuttaki kalsiyumu olumsuz etkileyebilir. Kafein kalsiyum emilimini azaltır, ancak günde üç bardaktan fazla kahve içmiyorsanız olumsuz etkisi azdır. Konserve çorba ve işlenmiş et gibi tuzlu gıdaları en az düzeyde tüketiniz. Alkol tüketiminin yüksek olması da kemik kaybına yol açabilir.

Kalsiyum açısından en zengin besinler hangileridir?
D vitamini ile desteklenmiş bir bardak süt kalsiyum almanın en iyi yollarından biridir. Diğer süt ürünlerinin kalsiyum içeriği değişkendir. Yoğurt ve peynir, kalsiyum açısından dondurmaya göre daha iyi seçimlerdir. Sardalya ve somon gibi balıklar kalsiyum açısından iyi kaynaklardır. Kalsiyum desteği içeren tahıllı gevrekler ya da portakal suyunda da kalsiyum içeriği yüksektir.

kemik-erimesi-3

Bazı besinlerin günlük kalsiyum ihtiyacını karşılama oranları (%) (cup: bardak)

Sağlıklı kemikler için destekleyici ürünler
Yaygın kullanılan iki tip kalsiyum desteği bulunmaktadır: Kalsiyum karbonat ve kalsiyum sitrat. Her ikisinin de faydası benzerdir. Günlük dozu ikiye bölerek yarısını sabah, yarısını da gün içerisinde almak emilimi artırır. Kalsiyum desteğinin dozu için doktorunuza danışınız. Çok fazla kalsiyum almak böbrek taşlarına neden olabilir. Yeterli miktarda D vitamini alınması kalsiyum emilimini kolaylaştırır.

Vücut ağırlığınız ve küçük ağırlıklar ile çalışarak kemiklerinizi güçlendiriniz
Vücut ağırlığını taşıyacak türde egzersizler kemik yapımı ve korunması için faydalıdır; yürüyebilir, hafif koşu yapabilir, tenis oynayabilirsiniz. Araştırmalara göre, günde yaklaşık 1.5 km yürüyen bir kadın kemik yapısını 4-7 yıl daha korumaktadır. Birçok aktivite yaparak küçük ağırlıklar kaldırabilirsiniz.

Egzersizlere dikkat ediniz
Vücuda fazla yük bindiren aktiviteler kemik yoğunluğu düşük olanlarda riskli olabilir. Yoga ve pilates denge için faydalı olabilir, ancak çok fazla bükülme ya da öne eğilme kemik erimesi olan kişilerde omurlara bası yaparak kırığa yol açabilir.

Kemik yoğunluğunun azalması (Osteopeni): Kemik kaybının sınırda olması
Kemik erimesi düzeyinde olmayan bir kemik kaybı varsa, buna kemik yoğunluğu azalması (osteopeni) denilir. Kemik erimesinde olduğu gibi bu durum da belirti vermez. Kemik yoğunluğu azalması kemik erimesine dönüşebilir. Beslenmede yapılacak değişiklikler ve egzersizlerle kemik kaybı yavaşlatılabilir. Doktorunuz ilaca ihtiyacınız olup olmadığını değerlendirecektir.

Kemik erimesi geriye çevrilebilir mi?
Kemik erimesi ilçalarının birçoğu kemik kaybını azaltır, kemik yoğunluğunu hafifçe artırır. Teriparatid, yeni kemik oluşumu sağlar, ancak günlük enjeksiyon gerektirir ve olası yan etkiler nedeniyle yalnızca iki yıl kullanılabilir. Öte yandan kemik yapımını sağlayan ve kemik erimesini geri çeviren bir ilaç ile ilgili ümit ışığı vardır, ilacın hayvan çalışmaları olumlu sonuç vermiştir.

Gençlikte kemik yapımını destekleyiniz
Çocukluk ve ergenlik döneminde kazanılan sağlıklı alışkanlıklar sonraki yıllarda daha güçlü kemiklere sahip olmayı sağlayabilir. Genç bireyler kalsiyumdan zengin besinlerle beslenerek, günışığı ve besinler yoluyla D vitamini alarak ve düzenli egzersiz yaparak kemik yapımını destekleyebilir. Yaşa göre günlük kalsiyum ihtiyacı şöyledir:
1 yaşın altı: 200-260 mg
1-3 yaş: 700 mg
4-8 yaş: 1,000 mg
9-18 yaş: 1,300 mg
19-50 yaş : 1,000 mg
51-70 erkek: 1,000 mg
51+ kadın: 1,200 mg
71+ yaş: 1,200 mg
30 yaş civarında kadınlar, kemik kitlesi açısından gelebilecekleri en yüksek düzeyin %98’ine ulaşmıştır.

Düşmenin önlenmesi: Temel ilkeler
Kırıkların önlenmesi, kemik kaybı hangi durumda olursa olsun, kemik sağlığı açısından en önemli konudur. Kırıkla sonuçlanabilecek bir düşmeyi önlemek için:
• Dağınıklığı en aza indiriniz.
• Küçük halıların yerde sabit bir şekilde durduğuna emin olunuz.
• Kilim kullanmayınız.
• Gevşemiş kordonları yol üzerinden kaldırınız.
• Sağlam, kauçuk tabanlı ayakkabıları tercih ediniz.

Kemik sağlığı için hiçbir zaman geç değildir
Birçok kişi 60’lı yaşlar ya da daha sonrasındaki bir döneme kadar kemik kaybı yaşadığını fark etmez. Buna karşın bu dönemde de kalsiyum tüketimini önerilen düzeylere çıkarmak ve düzenli egzersiz yapmak faydalı olacaktır. Dengeyi geliştiren egzersizler düşmeyi engelleyebilir.

Kemik erimesi ile yaşamak
Kemik erimesi erken dönemde hayatınızı etkilemeyebilir. Hareketsiz bir yaşam, kemik sağlığının kötüye gitmesine neden olabilir. Yürüyüşler bu konuda yardım sağlar. İlaveten, ağır alışveriş poşetleri ya da diğer eşyaları taşımak için yardım isteyin. Eğer denge sorunu varsa, parmaklığa tutunabilir, baston ya da yürüteç kullanabilirsiniz.

Sosyal Medyada Paylaş